Halil Ibrahim Yenigun
Emek ve Adalet Platformu, January 24, 2018.
Publication year: 2018

Afrin üzerine yazmak zor. Öyle ki gurbette yahut sürgündeyseniz, hükümran yapıların hiçbirine biatlı ve tâbî değilseniz, egemen ellerin şimdilik birbirlerine uzanmadığı ve siz barış isteyenlerin aynı anda ve hep birlikte takibatını yapmadığı ölçüde aklınızdan geçeni ertesi günü hapsi boylamadan söyleyebiliyorsunuzdur. Ama yine de dünyanın genel itibariyle itimat ettiği haber kaynaklarının gözlemlediği bir savaşın sivil zayiatlarını duyurmaktan ibaret tweetlerinizi beğenen ve paylaşan birilerinin kapılarının kırılıp terörist propagandadan içeri alınmasına bile yol açabilirsiniz. Çalışma masamı posta pulları süsleyen Henry David Thoreau’dan Rosa Luxemburg’a, Siyonist rejimdeki Refuseniklere kadar uzanan savaş karşıtlığının şu kaç yüz yıllık tarihinde, Türkiye gibi vicdanî reddin, barış aktivizminin bu kadar cılız tarihinde bile Kore Savaşı’ndan bu yana belki de bu kadar karanlık bir zaman görülmemiştir. Şu kadar ki daha on beş yıl önceki Irak’ta Savaş Karşı Koordinasyonu girişimi sanki ütopik bir gelecekte veya alternatif bir evrende yaşanmış gibi. İçinde yaşamakta olduğumuz için cesametini bile henüz kavrayamadığımız bir distopyanın dibindeyiz.